- Bayram tebriği
20/9/2009



İslam'ın genç davetçisi!
Senin mutlaka gece hayatin olmalıdır. Peygamberani deyişle, bir süt sağımı kadar da olsa gece uyanık olup,Allah -u Tealanın huzurunda bulunmalısın. Diğer insanlardan farklı olarak, uykunu bölüp huzura varmalısın.
Bil ki, gecesi olmayanın gündüzü yoktur. Gece sabaha kadar yatağa boylu boyuna uzanan birisinin gündüze vereceği bir şeyi yoktur. Gece senin feyizle dolduğun, gündüz ise bu feyzi başkalarına aktardığın vakittir. Dol ki, boşaltacağın bir şeyin olsun.
Ne güzeldir gece! Yıldızların parlayıp kendisini gösterdiği, nurların tecelli ettiği zamandır ve mekandır gece. Görmüyor musun? Bin aydan daha hayırlı olan vakit, gündüz değil gecedir. Resulullah (sav)ın şu yalan dünyadaki en yüce ve mutlu anı olan Mirac, gece vuku bulmadı mı?
Evet, gece gönül adamlarının akşama kadar bekleyip durduğu vakittir. Gece samimiyettir, gece sıpsıcaktır. Gecenin, yani yalnızlığın riyası yoktur. Herkes uyurken kalk, bir abdest al soğuk suyla, Rabbinin huzuruna var, boynunu bük… Ona bir şeyler mırıldan, isteklerini sırala…gecenin nasıl iletken olduğunu göreceksin. Radyo dalgaları bile gece daha iyi çeker.
Bütün bunlar olup biterken, gecenin bunca avantajları varken, senin geceyi bastan sona uykuyla geçirmen ne büyük gaflet, ne büyük kayıptır
alıntıdır...

Canım yanıyor,içimde bir sızı nedenini bilmiyorum
Adı sensizlik belki
Yada ulaşamamak ,ağlayamamak derinden,
Kıyamdayken başka yerde, secdedeyken başka yerde olmak
Yönelememek sana içten bir aşkla
Canım yanıyor ya Rabbel alemin
Bir sızı var anlayamadığım,
Canım yanıyor Ya Erhamerrahimin
Adını koyamadığım,
Bugün gitmek istedim buralardan
Sana yakın olmak için,uzakları yakın yapabilmek için,
çıktım viran şehrimden; daha fazla gidemedim nedense,
Bir yağmur başladı sessizce,ER-RAHiM diye fısıldadı paramparça olan yüreğime,
irkildim Ya Rabbelalemin,rahmetine kavuştur beni,
Sonra yürüdüm içimde bir ses anlayamadığım,
Bir güvercin gördüm sırılsıklam; EL-CELiL dedi içimdeki sese,
Ne büyük.ne yücesin;yüceliğinle derman ol derdime,
Islandım,yorgunum birde acı var içimde nereye baksam seni gördüm ALLAHIM
Bir çocuk tebessümünde,bir yaprağın vedasında mevsime,
MALiKü’L-MüLK tecellisini gördüm kara bulutların içinden doğan güneşte
Sen her şeyin tek sahibi ALLAHIM,
içimde bir uçurumken hayat,üstelik çıkmazdayken dar sokaklarım
EL-MüHEYMiN sesi kulağımda,
Sen aciz kullarını unutmayan hep gözeten ALLAHIM,yardım et bu kuluna,
Savruluyorum nereye gitsem bilmiyorum,bir dağa bakıyorum bir mahlukata
Hepsi rükuda hepsi kıyamda
çiçekler,otlar,toprak secdede
En küçük mahlukat zikirde,insanlık ise gaflette
YA HALIK diyor tabiat;adem ise hüsranda,azapta
Ey incelik,lütuf sahibi EL-LATiF
Ey kusurlardan münezzeh KUDDüS
EY adalet sahibi EL-ADL
EY büyüklük sahibi EL-AZiM
EY merhamet sahibi ER-RAHMAN
Nereye baksam,nereye dönsem sen tecelli ettin,
Bir tek insanlıkta görmedim huşu ile yakarış,
her şey sende yaşarken;insanlık nefsinde ölmüş
Her yer sende iken,insanlık her yerde viran olmuş,
Bu viran şehirde,divane dünyada yalnız bırakma bizi
UTANIYORUZ RAHMETi GENiş ALLAHIM
Bizi bize bırakma ALLAHIM
BiZi BiZE BIRAKMA
AmiN.. AmiN..
HAFIZIM
Hafız Hak kelamına layık insan demektir.
Hafız Allah(celle celalüh) yoluna can adayan demektir
Bindörtyüz sene önce ilk vahiy indirilince
İki aradaki sevince canım kurban demektir..
Kur'an ki ayet ayet insanlığa son davet
Hafızlığa emanet Hafız En'am demektir..
Ruhta bir Hak hevesi Rasulullah'ın sesi
Kur'an vuslat çaresi cana canan demektir.
Çile ile dolu dünyan,günahlar birer tufan,
Düşünün...!diyor Kur'an Hafız İzan demektir..
O düşünerek okur maveraya yol bulur
Bu alemde kurtulur Hak'ta mihman demektir
Hafız Rabbin muştusu,Hafız cennet kokusu
Hafız Kur'an yolcusu Hafız Kur'an demektir..
Dili Kur'an,kalbi nur,kalbinde sonsuz huzur
Melekler divan durur,HAŞR'DA SULTAN demektir..
Gönlü ister cihanı,ikram eder Rahman'ı
Müjde iki cihanı, ehl-i gufran demektir
Bir Ramazan neş'esi,bir Kabe meşalesi
Bir bülbül ki nefesi AŞKI şakıyan demektir..
Bu ne yüce makamdır,neye baksa Kur'an dır
Yasindir Errahmandır lü'lü mercandır..
Hafız Kitabullahtır,Hubbu Rasulullahtır
Vallahi Beytullahtır,şifa derman demektir..
Ahsen-i Takvimdir o,hem akl-ı selimdir o
Ve Hak'ka selimdir o,edep erkan demektir
Rasul-u Sakaleyn'den,Osman-ı Zinnureyn'den
Bedir,Uhud,Huneyn den bir çağlayan demektir
Peygamberler,ümmetler nice zor akibetler
Hikmetler bereketler ona ayan demektir..
Helali haramı bildiren,halka Hakkı sevdiren
Nefsi terfi ettiren nurlu beyan demektir
Kur'an yaşar canında,bedeninde kanında
Sevgiyle kucağında, O nu saran demektir..
Erişilmez şandır,bir eşsiz heyecandır
Zaman üstü zamandır,Tayy-i Mekan demektir
Hasıl-ı o Hüda'nın.Habib-i Mücteba'nın
Peygamber-i Zişan'ın sevdiği CAN demektir...
Geldiğimde yoktun…

Bundan birkaç yıl önce bir radyo kanalında bir sohbeti dinliyordum.Bir bayram öncesi yapılan bu sohbetin sonunda öyle bir şey paylaşıldı ki dinleyicilerle;
Eminim dinleyen herkesin tüyleri benim gibi diken diken olmuştur.Açıkçası bir sohbetin beni bu kadar etkileyebileceğini ve hayatımı değiştireceğini tahmin edemezdim.
Saat gece yarısını çoktan geçmişti ve artık sohbetin sonlarına gelinmişti. Herkesin bayramı, sohbeti sunanlar tarafından tebrik edildi ve ben de artık uyumak üzere radyoyu kapatacakken sohbeti yapanlardan birisi
En önemlisi,yarın sabah ilk Peygamber efendimizle bayramlaşın.dedi.
Birden irkildim.Çünkü bunun nasıl olabileceği hakkında en ufak bir fikrim bile yoktu. Ancak rüyada nasip olacak (ki bu da her kula nasib olmaz.) bir şey nasıl mümkün olabilirdi..
Benim şaşkınlığım devam ederken sohbeti yapan kişi sözlerine, ben de heyecanla onu dinlemeye devam ettim.
Yarın sabah kalktığınızda abdestinizi alın,temiz kıyafetlerinizi giyin.Odanızın bir köşesine geçip mana aleminde sanki Peygamber efendimizin karşısında oturuyormuşsunuz gibi edeple oturun. Başınız saygıdan ve günahların ağırlığından önünüzde;
Ya resullullah bütün salat ve selamlar sana olsun diyin.Önce onunla bayramlaşın.denildi ve program bitti.
Ben radyo başında öylece kalakaldım.
Bu, bütün yaşamım boyunca duyduğum en inanılmaz şeydi.Bir anda bütün sınırlar kaldırılmıştı sanki.Hiç böyle bir şeyi düşünmemiştim.
İlk başta hayır bunu yapamam dedim kendi kendime. Başım eğik bir halde bile olsam bunca günahımla nasıl olur da mana aleminde dahi olsa Peygamber efendimizin karşısına oturabildiğimi düşleyebilirdim.
Bunları düşünerek uyudum.Ama yine de sabah kalktığımda abdestimi aldım,tertemiz kıyafetlerimi giydim. Yere diz çöktüm,başımı öne eğdim,kendimi Peygamber efendimizin kabrinin bulunduğu Medine-i Münevvere'de altın rengindeki parmaklıkların önünde hayal ettim.Kabe'deki milyonlarca hacının yaşadığı duyguyu, onlarla beraber yaşamayı düşledim.
Uzun bir süre öylece oturdum.yaşadığım en güzel bayram sabahıydı. Tattığım lezzeti anlatmaya kelimelerim kifayetsiz.bunu ancak denerseniz anlayabilirisiniz.
Bunun için illa bir bayram sabahını beklememiz gerekmiyor. Ben bu sabahı yaşadıktan sonra günahlarıma ağlamak , şükrümü paylaşmak,yalnızlığımı azaltmak için hep o parmakların ardını seçtim.
Şeytan sen bunu düşünmeye bile layık değilsin,günah işliyorsun diye beni uzaklaştırmaya çalışsa da ben hep içimden onun huzurunda şunları söyledim.
Sen benim peygamberimsin, ümmetindenim. Sen, benim ve benim gibi kardeşlerimin ahir zamanda işleyecekleri günahları görüp bize ağlayansın.Bizi sevensin.Bize bir zarar gelmesi Seni üzer. Sen bize çokça düşkünsün.
Andolsun size içinizden öyle bir peygamber geldi ki, gayet izzetli ve şereflidir. Sıkıntıya düşmeniz ona çok ağır gelir üstünüze titrer, müminlere gayet merhametli ve şefkatlidir Tevbe suresi-128)
Seni seviyorum Ya Resulullah.Beni şimdiden huzuruna kabul eyle ki, ahirette de arkandan cennete girebileyim. Senin için yaratılan alem de,senin yüzü suyu hürmetine yüzüm gülsün.
ALINTI